Reset Atmak İçin İhtiyacım “İK RESET” miş


Pek sevgili hocam Ahmet Eryılmaz’ın tweetlerinde gördüğüm bir afişti, İK Reset. Tek günlük bir zirve. Her ne hikmet ise unuttum etkinliği, kurumsal hayatın cilvesi 😊 Sonra haftanın ilk iş günü tekrar gördüm ve dedim ki “hayat tesadüflerden ibaret değil, gitmelisin bu zirveye.”

22 Kasım sabahı günüm 05.30’da başladı ve etkinlik mekanına ulaşır ulaşmaz resmen pasım gitti ve pozitif enerji ile doldum.

Tüm oturumlar ve konular birbirinden çarpıcı olmakla beraber aklımda en çok yer eden konulardan minik notlar yazacağım.

     Serdar Hocam hepimizin kanayan yarasına tuz serpti adeta. İK’nın yeri belli değil, yönetim elemanı mı çalışan hakları savunucusu mu? Ve artık iş hayatında yeni var olan neslin bir X,Y yaza Z kuşağı olmadığını, bambaşka bir malzeme, bambaşka bir insan türü olduğunu hatırlattı bize.

     Ata Özdemirci’yi tanımıyordum ama tanımamamın nasıl büyük bir kayıp olduğunu anladım. “Neden varız?” dedi bize. İnsanların ve hatta özellikle yeni mezun arkadaşlarımızın İK ya olan ilgilerinin altında yatanları konuştuk. İnsanla ilgilenmeyi seviyorum diyen herkes İK’nın kapısını çalıyor, ne acı. İtiraf etmeliyim ki benim de bir mülakatımda neden İK istediğini sorduğum bir arkadaş “konuşmayı seviyorum” diye cevaplamıştı. Iyk! Herkesin hayallerinde yatan İK’nın şık ofislerde, kahve eşliğinde kısmi terapistlik yapmak olduğu bir dönemde karşılaştığımız reel İK çok sekmeli exceller, ve çeşit çeşit SAP ekranları.

Ve Ayşe Kirman benim caağğnım Ayşe’m. Sıfırdan İK kurmayı öyle bir anlattı ki bize. Bu işin en önemli noktasının kurumu tanımaktan geçtiğini anlattı. Bunun için 3 anahtar soruya cevap bulmamız gerektiğini de.. Nasıl bir İK isteniyor? Stratejist bir İK mı? Uyulayıcı bir İK mı? Bu iş için ne kadar bütçe tanımlı? Kimler bu işe ne kadar işbirlikçi olarak yaklaşacak? Ve hap bilgi olarak: Sahada olun! İşbirliği yapın! Yaptığınız işi raporlayarak, kendi departmanınızın pazaarlamasını yapın! dedi.

     Erdem Özdemir.. Kendisi her daim dinlemekten keyif aldığım bir hukukçu. Dikkatinizi çekerim avukat demiyorum, hukukçu. Ne yazık ki ülkemizde Hukuk Fakültesi bitiren herkes avukat olabiliyor ancak pek azı hukukçu oluyor. Mobbingin ne olduğu yada olmadığını konuştuk. Anahtar cümle olarak; her kötü yönetici mobing yapıyor demek değildir ve mobbinge göz yuman işveren “ağır kusurlu”dur diyerek bizi aydınlattı.

     Ali Koç.. Yine daha önce hiç dinlemediğim biriydi ama inanılmaz keyifli yaptığı sunumu hepimizi gülmekten kırıp geçirdi. Bir insan başarısızlığı bu kadar güzel anlatabilir mi? Tek kişilik dev kadroyu işine bu denli yansıtabilir mi? Ama sonunda anladık ki azimle devam edersen her türlü başarılı sonuç alınır.

     Burcu Ateş.. Ülkemizde iş yaşamının kadınlara karşı ne kadar acımasız olduğunu gözler önüne serdi. %49,8 i kadın nüfusuna sahip olan ülkemizde kadınların iş hayatındaki yerinin %20’den az olması acı bir tablo. Ve bu sene Dove markasının yaptığı reklam filmini bir kez daha izletti ve o dakika acaba hayatımın geri kalanını “kadın hakları savunucusu” olarak mı geçirsem dedim, ne yalan söyleyeyim..

Reklamı izlemek isterseniz tıklayınız.

     Hatice Bulut.. Nam-ı değer “Buluttan Düşenler” bloğunun güzel sahibi ve şuan bu satırları yazmamın müsebbibi 😊 Ülkemiz genelindeki İK bloglarını ve biraz da yazış biçimlerini anlattı. Başka blogger arkadaşlarımın yaptığı Aktif İK Bloggerları listelerindeki sayının her daim artıyor olmasına rağmen yazı yazan kitlenin giderek azaldığını konuştuk. Gerçekten heyecanlıydı ama dinlerken keyif aldım.

Bu etkinlik aslında bana nelerin yapılması gerekip de yapılmadığını gösterdi desem yalan olmaz. Dinlerken bazen içim acıdı, bazen gülümsedim, bazen ne yaşıyorum acaba ben dedim. Sonuç olarak her türlü bir farkındalık kattı.

Yine bu zirvenin bir çıktısı da aylardır tek bir kelime yazmadığım bloguma el atmış olmam, hevesimi canlandırması ve ihmal ettiğim şeyleri hatırlatması oldu. Çok mutlu oldum 😊

Emeği geçen tüm konuşmacılara ve elbette ki işin üstlenicisi Ahmet Eryılmaz ve Serdar Devrim’e minnet duygularımı iletmeden geçemeyeceğim. Devamını takip edeceğimden şüpheniz olmasın 😊

PS: Gün boyunca bir sürü özlü söz okuduk ama bir tanesi kalbimi fethetti:

Günden kalan 22 Kasım Mutluluğu ve mutluluk notu:

Bence bu gün günün mutluluğunu çok fazla aramaya gerek yok! Günün mutluluğu; olmayı arzu ettiğin yerde olabilme özgürlüğüne sahip olmak olsun. İK deyince aklımıza gelmeyenleri dinlemeye geldik. #100happydays #100mutluluk #mutluluk24

 

 

 


Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 yorum “Reset Atmak İçin İhtiyacım “İK RESET” miş